+447490168688
emremineoglu@gmail.com

Müzik, Duygular ve Sağlık

Director - Producer

Müzik, Duygular ve Sağlık

Müzik psikolojisindeki en önemli araştırma konularından birisi müziğin duygusal deneyimlilerimizi nasıl etkilediği konusu. Müziğin insanların üzerinde tüyleri diken diken etme ya da heyecanlandırma gibi çok güçlü duygusal etkileri olabiliyor.

Pozitif duygularımızın müzikal deneyimlerimiz üzerinde baskın bir etkisi var. Haz veren müzikler beynimizin ödül merkeziyle doğrudan etkileşime geçerek dopamin salgılamamızı sağlıyorlar. Müzik dinlemek modumuzu düzenlemek ya da stresi azaltmak için kullandığımız bir araç. Bir çoğunuz eminim benim gibi günlük yaşantısında duygu durumumuzu ayarlamak için müzik dinliyordur. Peki müzik dinlemek tüm bunları nasıl tek başına nasıl mümkün kılıyor?

1) Müzikal Haz: Müzik dinlemek, yemek yemek ya da cinsellik gibi beynin aynı haz merkezini devreye sokuyor. Tüm diğer estetik uyaranlar gibi müzik de beynin dopamin yani ödül merkezini devreye sokuyor. Aslında bir nevi bağımlılık yaratan bir deneyim müzik dinlemek.

Bir çalışmada katılımcılara Naltrexone isimli bir ilaç verildikten sonra en favori şarkıları dinletiliyor. Naltrexone alkol ve uyuşturucu bağımlılarının tedavisinde kullanılan bir ilaç. Çalışmaya katılanlar bu ilacı aldıktan sonra en sevdikleri o şarkıların artık eskisi kadar keyif vermediğini belirtiyorlar.  Bir dip not olarak şunu belirtmekte de fayda var, herkes müzik dinlemeye aynı duygusal tepkiyi vermiyor. Kabaca insanların yüzde 5’i hiçbir zaman dinlediği müziklerden tüyleri diken diken olmamış. Buna Müzikal Anhedoni deniyor. Düşününce üzücü gerçekten.

2) Müzikal Beklenti: Gebauer ve Kringelbach’ın 2012 yılında yaptığı bir çalışmada dinlenilen müzik hem beklentilerimizi karşılayıp hem de bizi şaşırtabiliyorsa daha çok keyif verdiği ortaya konuyor. Kısaca daha sürprizli ve beklenmedik akışı olan müzikler insanlarda daha çok ilgi uyandırıp dinleyenlere keyif veriyor.

3) Entelektüellik: Son yıllarda yapılan araştırmalar Müziğin doğrudan IQ olarak bilinen zeka türüyle bağlantılı olduğunu ortaya koymaya başladı. Beynin mantıksal işlemlerini yürüten neokorteks ile duygusal zekayı bağlayan faktörlerden biri de müzik. Duygusal zeka’yı anlattığım videoma da bu video bittikten sonra bir göz atın isterseniz. Linki aşağıya bırakıyorum. Bu arada kanala abone olmayı da unutmayın lütfen. Neyse, 2016 yılında Mathew Sachs ve ekibinin yaptığı çalışmaya ait bulgular gösteriyor ki estetik müzikal uyarıcılara daha önce bahsettiğim tüylerin diken diken olması gibi duygusal tepkiler gösterenlerin beyindeki işitsel korteks ile duyguları işlemden geçiren bölgeler arasındaki bağlantıları sağlayan beyaz maddelerin bağlantılarının güçlü olduğu tespit edilmiş.

4) Hatıralar: Müzikle bağlantılı hatıralarımız her zaman daha canlıdır. Nörolog Oliver Sacks, müzikle bağlantılı hatıraların diğer hatıralarımızdan daha çok yaşadığının altını çiziyor. Bunun en önemli sebebi aslında müziğin beynin birden çok noktasını harekete geçirmesi ve bu bölgeler arasındaki bağlantıları kurarak bu bağlantıları güçlendirmesi.

5) Hareket Eğilimi: Müzik hepimizde çok güçlü hareket eğilimleri ortaya çıkarıyor. Dans etmek, alkışlamak, ayakla ritm tutmak gibi. İçsel ritmimiz yani kalp ritmimiz de müzikle uyumlu hale geliyor. BPM kavramını duyanlarınız olmuştur. Beat per minute yani dakika başına düşen ritm sayısı demek. Normal bir yetişkinde bu rakam 60 ila 100 arasında. Başarılı DJ’ler şarkı sıralamalarını yani setlistlerini BPM’e göre ayarlıyorlar. 120-130 bpmlik müzik dinleyenlerde anksiyete ve daha hızlı harekete etme eğilimi gözleniyor. Birçok fast food restoranından hızlı müzikler duymamızdaki en önemli sebep bu. Bir an önce yemeğini bitir ve git ki daha çok para kazanalım diye uğraşırlar. Daha pahalı bir restorana gittiğinizdeyse ambient başka bir değişle daha sakin müzikler duyarsınız. Amaç sizi orada rahat ettirip daha çok tüketmeniz.

6) Tüketici davranışları: Az önce bahsettiğim hareket eğilimden yola çıkarak, 1999 yılında A.C. North tarafından yapılan bir araştırma arka planda çalınan müziklerin tüketici davranışları üzerinden çok güçlü etkileri olduğunu ortaya çıkarmış. Süpermarkette arka planda çalınan müziğin şarap satışlarını nasıl etkilediğini araştırdıkları bir deneyde, almanca şarkılar çalınırken alman şaraplarının Fransız şaraplarına göre çok daha fazla satıldığı gözlenmiş ve tam tersine Fransız şarkıları çalındığından fransız şaraplarının daha çok satıldığı görülmüş. Aslında siz farkında olmadan duyduklarınız veya gördükleriniz karar verme sürecinizi etkiliyor olabilir. Will Smith’in başrolunu oynadığı Focus filmindeki meşhur kumar sahnesi geldi aklıma. dolandırdıkları kişinin bahis sırasında 55 sayısını seçmesi için tüm gün boyunca ona nasıl 55 sayısını gösterdikleri sahne geldi aklıma.

7) Kişilik Oluşturma: Gençlik yıllarımızda dinlediğimiz müziklerin yetişkin kimliğimizi oluşturduğu aşikâr. O yüzden o yıllarda dinlenilen müzikler çok önemli. Şimdi size ve aslında kendime daha izlemeden bir film önerisiyle videomu sonlandıracağım. Bunu da yaptım ya hadi hayırlısı. Zira fragmanı, IMDB ve Rotten Tomatos notları umut verici. 2019 yapımı Blinded By the Light İngiltere’de yaşayan Pakistanlı Müslüman bir gencin Bruce Springstreen şarkıları ile ailesini anlamasının anlatıldığı, kişiliğini ve aşkını bulduğu eğlenceli bir film. Olayın benim çocukluk yıllarım olan 1987’de geçmesi ve benim de takip eden yıllarda bolca Bruce Springstreen dinlememden kaynaklı çok dikkatimi çekti bu film. Hepimize iyi seyirler.

Ve Ünlü bir TRT düşünürünün de dediği gibi müzikle kalın efendim

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *