+447490168688
emremineoglu@gmail.com

Kestirme Olmayan Yollardan Yürürken Kestirmeniz Gereken 5 Önemli Nokta

Storyteller

Kestirme Olmayan Yollardan Yürürken Kestirmeniz Gereken 5 Önemli Nokta

Teknoloji ve internetin bize kazandırdığı hız, pek çok sorunumuzu kolaylıkla çözmemizi sağlıyor olsa da yanında birtakım sorunlar da getiriyor. Sanıyorum en önemlisi de hemen başarı, para ve şöhret getireceğine dair genel kanının yaygınlaşması. Kimse sıkı çalışmanın, sabrın ve içinde bulunduğu gerçekliğin önemini kavramadan hemen tüm hedeflerine ulaşabileceği yanılgısına kapılıyor. Estetik anlayışımızı tırnak içinde genel geçer bir güzellik anlayışı ile sınırlıyor, başarıyı para ve rakamlarla anlamdırmaya çalışıyor bu dönem bize. Tüm bu yüzeysellikler ve çağımızın hız kavramı gün geçtikçe daha mutsuz ve verimsiz bireyler yaratıyor. Halbuki bu zehirli sarmaldan çıkmanın pek çok yöntemi var. Ben bir kişisel gelişimci ya da yaşam koçu değilim. Zaten bu yaşam koçluğu müessesini de hiçbir zaman anlamadım. Bu anlatacaklarım tamamen kendi tecrübelerimden yola çıkarak bulduğum yöntemler. Umarım size de yardımcı olur.

  • Çabuk çabuk değil ama sürekli sürekli: En önemlisini ilk anlatıyorum hanımlar beyler. O yüzden daha videonun başındayken bir beğeninizi alayım aşağıya. Hem benim hem de youtube algoritmasının egosunu biraz gıdıklamış olursunuz. Bu sayede sizin gibi bu konulara meraklı insanları biraz daha kolay çekmiş olurum videolarıma. Ne diyordum ha süreklilik. Çevremde o kadar çok tek atımlık işler ve insanlar görüyorum ki, ilk çıkardıkları işlerde hemen sanki kendilerini ted konuşmasına çıkaracaklar, açık çekler alacaklar, firmanın en önemli birimine müdür yapacaklar sanıyorlar kendilerini. Ah zuckerberk ve diğerleri, o kadar insanın geleceklerini kararttılar ki. Ama suç onlarda değil. Çok iyi oldukları bir işte şansları yaver gitmiş ve doğru kararlar alabilmiş küçük bir azınlık. Bizler abartıyoruz başarılarını, bu yolda feda ettiklerini bilmeden. Enerjinizin tamamını en baştan harcamadan emin adımlarla yürümelisiniz ve yaptığınızı işi sürekli olarak yapmaya devam etmelisiniz.
  • Toksik Yorumlara karşı dikkatli olun: Bir işe başlarken zaten kafanızda bin tane aşılması gereken soru varken çevrenizden ve hatta ailenizden sizin motivasyonunuzu düşürecek o kadar çok eleştiri ve fikir alırsınız ki. Bazısı gerçekten sizi sevdikleri ve zor durumlara düşeceğinizi düşündükleri için kaygılanırlar. Bu oldukça normaldir ama bir çeşit vardır ki size hayatınızı zehir eder. Öyle sinsi ve iğneleyici yorumlar yaparlar ki ayırt edemezsiniz gerçekten iyiliğimi mi istiyor diye. O yüzden yapıcı ve yıkıcı yorumları ayırt edebilme yeteneğini geliştirmeniz şart. Zehirli yorum yapanlarda çoğunlukla manipulatıf yani insan yönlendirmeyi sevme sorunsalı vardır. Size fikir vermeye çalışırken daha çok sadece kendi doğruluklarını ispat çabasına girerler. Tartışmanın hiçbir anlamı yok bana soracak olursanız. Kibarca teşekkür edin yorumları için ve bildiğinizi yapmaya devam edin ama sakın şunu atlamayın:
  • Eleştirilere açık olun: Çok iyi bildiğiniz bir alan üzerinde çalışıyor olabilirsiniz ve muazzam bir vizyonunuz vardır ancak bu bıçağın iki tarafı da keskin. Mesela Trainspotting, The Beach, Slumdog millionair gibi filmlerin ünlü yönetmeni Danny Boyle’un versiyonu olan Steve Jobs filminde, Steve’in kapalı devre bilgisayarlar üzerinde ne kadar mantıksız olsa da ısrarını izliyoruz. Yani aslında düşünüldüğünde başta ortağı Wozniak’ı olmak üzere çok insanı irite eden bu özellik konusunda çok ısrar etmiş Steve Jobs ve tüm eleştirilere kulağını kapamış. Şimdi ee bi böyle söylüyorsun bi şöyle tam tersini demedin mi, adam acayip başarılı oldu, diyorsunuz biliyorum. Ben bu pop kültür zırvalıklarına çok kulak asmayın diyorum. Elbette ki bazı adamların güçlü vizyonları sayesinde bir hedefe tüm eleştirilere kulak asmadan ulaştıklarına şahit olmuştur tarih ama bu örnekler aslında istatistiklere vurduğunuzda o kadar istisna ki, kaideyi bozmayalım diyorum. Ortak akıl kadar etkili bir güç yok bana kalırsa. İnsan çevresindeki 5 kişinin ortalamasıdır lafı çok doğru. Bu konu hakkında ileride bir video hazırlamayı planlıyorum zaten. Kısaca eleştiri aldığınızı o 5 kişiyi seçmek için ciddi mesai harcayın.
  • Cesur olun: Dünyadaki değişim hızı tarihte hiç olmadığı noktalara geldi artık. O kadar hızlı gelişiyor ve değişiyor ki her şeyi takip etmek oldukça güç. O yüzden yeni gelişmeleri sürekli araştırmak, okumak ve izlemek gerekiyor. Motivasyonunuzu üst düzeyde tutmalısınız ve bunun tek bir yolu var: yaptığınız işi sevin. Nokta! Özellikle okullarından yeni mezun ya da okuldaki son yıllarını yaşayanlara sesleniyorum, mutlaka yazları ya da okul çıkışlarında bir yerde çalışın. Ancak bu şekilde ne yapmaktan keyif aldığınızı ve güçlü yanlarınızı anlayabilirsiniz. Aranızda çalışanlarınız varsa ve yaptığınız işi sevmiyorsanız hemen istifa edin. Şaka yapmıyorum. Başka bir hayat her zaman mümkün. Tabi bekara karı boşaması kolay diye hiç de sevmediğim bir laf var, şimdi onu diyorsunuzdur eminim bunu izlerken ama daha çok sevdiğim bir sözle size cevap vereyim: hayat cesurları sever. Ne isteyip istemediğiniz kişiliğinizi belirler ama istemediğiniz şeyleri hayatınızdan çıkarıp istediğiniz şeyin peşinden koşmak cesaret ister. Daha bugün şöyle talihsiz bir tweet okudum. ‘Ananız babanız zengin değilse, bağlantılarınız yoksa istifa edip hayallerinizin peşinden koşmayın. O işler öyle değil.’ Kusura bakma kardeşim o işler öyle. Dibe vurmayı göze alamayacaksan ancak o işler öyle değil tabi ki. İnanmıyorsanız 10 ünlünün başarısızlık hikayelerini anlattığım videoma şuradan ya da alttaki linkten bir göz atın.
  • Aralar verin: Meksika’da Inka tapınaklarına çıkmak isteyen Avrupalı bir grup arkeolog, birkaç Kızılderili yardımı ile uzun bir yolculuğa çıkmışlar. Kafile zor tabiat şartlarında, balta girmemiş ormanların içinde ilerleyerek, nehirleri, çağlayanları geçerek yolculuğa günlerce devam etmiş. Fakat günlerden bir gün yerlilerin bir kısmı birden durmuşlar. Taşıdıkları yükleri yere indirmişler ve hiç konuşmadan beklemeye başlamışlar. Saatler sonra, yerliler kendi aralarında konuşup tekrar yola koyulduktan sonra tepenin üstündeki görkemli İnka tapınaklarına geliyorlar. Arkeologlardan biri, yaşlı rehbere soruyor, “Hiç anlayamadım, niye yolun ortasına oturup saatlerce yok yere bekledik?” Yaşlı rehberin cevabı şu oluyor; “Çok kısa sürede çok hızlı yol aldık, ruhlarımız bizden çok uzakta kaldı. Oturup ruhlarımızın bize yetişmesini bekledik.” Bu pandemi süreci aslında bana kişisel olarak bu anlamda çok yarar sağladı. Koşturmaca ile geçen yılların sonundan nihayet ruhumun bana yetişmesine bahane oldu. Ancak özellikle şehir hayatında yaşayan bizler çoğu zaman oturup ruhumuzun kendimize yetişmesini bekleyemiyoruz maalesef. O yüzden en azından tatillerinizi sadece güneşlenip günleri hızlıca bitirmek için değil ruhunuzu beklemek için kullanmalısınız.

Kısacası toparlayacak olursam, ne yapıyorsanız yapın sürekli olarak yapmalı, sizi aşağı çeken insanlardan uzak durmalı, ortak akla inanmalı, cesur olmalı ve küçük aralar vermelisiniz. Unutmayın, yaşam bilinmezlerle dolu uzun bir yoldur ve bu yolun kestirmesi yoktur. En önemli değerinizin mutluluk ve huzur olması dileğiyle.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *