+447490168688
emremineoglu@gmail.com

Geleceğe İlham Olmuş Bilim Kurgu Filmleri

Director - Producer

Geleceğe İlham Olmuş Bilim Kurgu Filmleri

Size şimdi Dünya Sinema Tarihine yön vermiş en önemli bilim kurgu filmlerinden bir tanesi mi göstereceğim. Film 1902 yapımı ve 15 dakika uzunluğundaç Hazırsanız başlayalım! Yok, tabii ki tamamını göstermeyeceğim. Sizin için bu film 30 saniye düşürdüm. Hızlıca bir göz atın. Ben de bir kahve alıp geliyorum.

Geldiniz mi? Bu izlediğimiz filmi ben 300 kat hızlandırıp sizin için 30 saniye düşürdüm. Çok büyük ihtimalle filmin konusunu anlamak konusunda çok fazla zorluk çekmediğinizi tahmin ediyorum. İnsan beyninin geliştiğini kanıtlayan çalışmalar çokça yapılıyor bildiğiniz üzere ve gün geçtikçe insanların maruz kaldığı görsel bombardıman katlanarak artıyor. O yüzden beynimiz sadece işine yarar görsel verileri işlemeye çalışıyor. 2000 ve sonrası doğumlu Z kuşağında da odaklanma problemlerin olduğu zaten aşikar. Mesela bu video tahmin ediyorum ki şu anda 1.5uncu dakikasında falandır ve Z kuşağından birisinin bu videoyu seyrettiğini pek zannetmiyorum. Eğer halen daha bu videoyu seyrediyorsanız yorumlar kısmına lütfen bir yorum bırakın da varlığınızdan haberdar olalım. Çünkü bu konu doğrudan sizinle ilgili. Gelecek teknolojilerine yön ve ilham vermiş bilim kurgu filmlerine bakacağız ve bu filmlerden ilham alacak kişiler de tabii ki sizlersiniz. Hazırsanız başlıyoruz. Hey sen! Arkadaki! Z kuşağı! Şşt! Bak hiç… Bak hiç…

Anlatacağım filmleri gerçekten ileride hayata geçirilmiş teknoloji örneklerinden seçmeye çalıştım. Birinci filmimiz benim de en favori filmlerinden Geleceğe Dönüş üçlemesi. Bu film benim hikaye anlatıcılığı fitilini ateşleyen filmdir. Daha 7 yaşındayken ileride bir sinemacı olmak istediğime karar vermiştim 1985 yılında bu filmi izlediğimde. Hatta Marty de müzisyen olmam için ilham olmuş olabilir büyük ihtimalle. Henüz filmdekine benzer havalı kaykaylar ya da uçan arabalar keşfedilmemiş olsa bile üçlemenin ikinci bölümünde Marty’in haylaz oğlunun giyilebilir gözlükleri ile telefona cevap verdiğini hatırlayacaksınız. Ayrıca ufak bir dipnot: Bu filmdeki Marty’yi, kendi oğlunu ve kızını yine Michael J Fox canlandırmıştı. Google Glass yakın bir geçmişte, aslında çok da yakın değil 2012 yılında yaptığı bir duyuruda kendi giyilebilir gözlüklerini piyasaya süreceğini duyurmuştu. Ancak daha sonra geri çekildiler. Şu aralar piyasada dolaşan haberlere göre Apple yakında Apple Glass ürününü çıkarmayı planlıyor. Şu anda dedikodu seviyesinde ancak Apple’ın yakın zamanda satın aldığı firmalar bu konuda yatırım yaptığını ortaya koyuyor. Geleceğe Dönüş üçlemesinde yine ikinci bölümünde ayrıca parmak izi ile eve girilen akıllı ev sistemlerini de görüyoruz. Çok yaşa Robert Zemeckis.

İkinci filmimiz bu videonun başında izlettiğim, bunu tam olarak söyleyemiyorum la voyage… dans la lune… Dur bir dakika. Bunu tam olarak söyleyemiyorum. Bir arkadaşıma sordum. O doğrusunu söylemişti. Bir onu dinleyelim. Bir de filmin yönetmenin adını söylemek benim için de çok zor. Bakın doğrusu bu. Teşekkür ederim Elif. Filmin Türkçe adı ‘Aya Yolculuk’. 1902 yılında çekilen film başta Jules Verne’in 1865 tarihli ‘Dünyadan Aya’ romanı olmak üzere pek çok farklı eserden ilham almış. İlk sinema filmi 1895 yılında Lumiere Kardeşler tarafından tren istasyonları hakkında çekilen bir belgesel film. Size bir ek bilgi vereyim. Bu sene yani 2020 senesinde Şubat ayında bir youtuber bu bahsettiğim Lumiere Kardeşlerin filmini 4K’ya yükseltip yayınlamıştı. Görüntü kalitesindeki inanılmaz değişme bakar mısınız? Bu belgesel filmden sonra çekilen az önce seyrettiğiniz film sinema tarihinde çekilen ilk senaryolu film. İşin ilginci bu film aksiyon drama falan deği. Bir bilim kurgu filmi. Bu film ileride çekilecek olan filmleri etkilemekte kalmıyor aynı zamanda insanoğlunun Ay’a gitme hayalini de ilhan oluyor. Bu filmden tam 59 yıl sonra 12 Nisan 1960’ta Yuri Gagarin uzaya giden ilk insan oluyor.

Star Trek dizisi. İçerisinde fütüristik teknolojileri barındıran en önemli dizilerden bir tanesi. Mesela Kaptan Kırk’ün kullandığı Evrensel çeviri cihazıyla uzaylılarla İngilizce iletişim kurulabiliyordu. Google translate ile bunu yapmaya başlamıştı ancak telefona da yükleyebileceğiniz uygulamalarla da artık kolaylıkla yabancılarla iletişim kurmaya başladık bile. Ayrıca dizide mürettebatın geminin bilgisayarını sesli komutlar gönderdiğini de çok kere görüyoruz. Siri, Google Home, Amazon Alexa bu özellikleri çoktan günlük hayatımıza soktular bile.

Star Wars hayranları, böyle gelin. Benim de en sevdiğin favori serilerimden bir tanesi Star Wars. Kalihazırda R2D2 ya da C3PO gibi süper robotlar icat edilmemiş olsa bile son yıllarda gözlerime inanamadığım robotlar geliştirmeye başladılar. İnsana en benzeyen robot Kenguru. Yapısı insana en yakın bu robotlar insanlar gibi şnauf ya da mekik çekebiliyor. Honda’nın Asimosu muhtemelen gördüğünüz en popüler robotlardan da bir tanesi. Honda tarafından geliştirilen bu robot ‘Robots’ web sitesinde yazılana göre insanlara yardımcı olması için geliştirilmiş. Koşabiliyor, dans ediyor, zıplıyor ve topa vurabiliyor Fiyatı çok değil canım iki buçuk milyon doların birazcık altında. Bu hesaplamaya göre de benim de muhtemelen bedellim 30-40 milyon dolar civarı olabilir. Tüm dünyayı şaşırtan robot şüphesiz Boston dynamics robotları. Dans, mekik falan haricinde hareket kabiliyetleri çok üst düzeyde. Daha önce de örnek vermiştim ama Black Mirror dizisinden yine bahsedeceğim. Dördüncü sezonunda yayınlanan ‘Metalhead’ bölümünde Boston dynamics robotlarına çok benzeyen köpek robotların Dünyayı ele geçirdiği ve hayatta kalmak için insanların verdiği mücadeleyi anlatıyordu bu bölüm. Çok yakın zamanda Singapur’da parklarda sosyal mesafeyi korumak için uyarı anonsları çeken bu robotları görünce haberlerde tüylerim diken diken olmadı değil. Tam bir distopya yaşıyoruz değil mi?

‘Total Recall’ Türkiye’de gösterildiği adıyla ‘Gerçeğe Çağrı’ Arnold Schwarzenegger’ın oyunculuğunu çok sevmesen bile en sevdiğim filmlerinden bir tanesi. Film 1990 yapımı ancak çekildiği zaman 60 milyon dolarlık bütçesiyle o zamana kadar çekilen en pahalı yapımlar arasına girmi. Bu film sürücüsüz araçlarla bizi tanıştıran ilk filmlerden. Bana bu filmdeki taksi sürücüsü Chucky’yi andırıyor. Sanki çocuk büyümüş, işlediği suçlardan hapse atılmış, cezasına çekip çıkmış, hayata tutunmak için taksicilik yapıyor gibi geliyor. Business Insider’da 2016 yılında yayınlanan bir makalede 2020 itibariyle trafikte 10 milyonun üzerinde sürücüsüz araç olacağı öngörülüyordu. General Motors, Google Waymo, Toyota ve Honda bunu onaylayan açıklamalar yapmışlardı o zaman. Hatta Elon Musk da Tesla’nın sürücüsüz araçlarının 2018’de piyasaya çıkacağını duyursa bile şimdilik bunu ertelemek zorunda kalmış. Bazı teknoloji vlogurları her ne kadar kanallarına denedikleri sürücüsüz taksilerin videolarını yükleseler bile bunun firmalar tarafından organize edilen işler olduğunu kestirmek çok da geç değil. Sürücüsüz araçların daha önceki testlerde kazalar yapması, hatta 2018’de Arizona’da bir Uber aracının bir kadını ezmesinin yarattığı kötü algıyı değiştirmek, gereken Yasal düzenlemelerin gelmesini geciktirmiştir gibi görünüyor. Halihazırda sizin yerinize kaza engellemesi için fren yapan araçlar ya da sizi şeritte tutmaya çalışan sistemler elbette ki mevcut. O yüzden sürücüsüz araçlara da çok uzak olmadığımızı tahmin ediyorum.

Son anlatacağım film de ülkemizde ‘Azınlık Raporu’ olarak gösterilen ‘Minority Report’ Yönetmeni Steven Spielberg başrolünde ise Tom Cruise oynuyor. Bu film bana kalırsa tam bir tasarım filmi. 2002 yapımı filmde eldivenler ile kontrol edilen bilgisayarlar şeffaf ekranlar beni gelecek teknolojileri konusunda bayağı heyecanlandırmıştı. Ancak filmde en dikkati çeken sahne Tom Cruise’un kahini kaçırıp alışveriş merkezine girdiği sahne. AVM’ye girer girmez sadece kendisine özel reklamların gösterildiği sahneler size neyi hatırlatıyor? Evet aynen öyle! Facebook, Amazon size hep kişiselleştirilmiş reklamlar gösteriyor değil mi? Bana biraz korkutucu gelen tarafı siz bir konu hakkında araştırma yapmasanız bile çevrenizde konuştuğunuz konularla ilgili reklamlar karşınıza çıkıyor değil mi. Bana çok kere oldu bu. Google ya da Amazon, kullanıcılarını dinlemediklerini söyleseler bile ileride bu konunun daha fazla tartışma yaratacağını düşünüyorum. Bu teknolojileri haricinde filmin tahmin ettiği diğer teknolojiler yüz ve retina tanıma sistemleri, suç tahmin yazılımları ve Gerçeğe Çağrı filminde de bahsettiğim sürücüsüz araçlar. Bu filmde beni en çok heyecanlandıran bölümlerden bir tanesi aslında yaratıcılığınızı geliştirmek için kullanabileceğiniz 9 yöntem videomda bahsettiğim ‘İşbirlikleri Yapın’ maddesine çok harika bir örnek olması. Filmin yönetmeni Spielberg Santa Monica’da 2054 yılını onun için canlandırması için 16 kişilik bir beyin fırtınası takımı oluşturuyor. Bu ekipte kimler yok ki: MIT media lab’dan Neil Gershenfeld, MIT mimarlık fakültesi dekanı William Mithcell, Sanal gerçeklik üzerine yatırımlar yapan Jaron Lanier, yazar bilim adamı Stewart Brand, araba tasarımcısı Harald Belker, Teknoloji danışmanı John Underkoffler ve daha nicesi. Kısacası farklı dallarda uzman, gelecek görüşü olan insanlardan oluşan bir rüya takımı adeta. Zamanında film çıktığında hatırlıyorum, Bir web sitesinde görmüştüm. Bu film için gerçekleştirilen Konsept tasarımlar vardı. Ne kadar atsam da bulamadım maalesef. Siz biliyorsanız lütfen aşağıdaki yorumlar kısmında bunu belirtin.

Sinemanın gelecek teknolojileri üzerine etkisi azımsanmayacak kadar önemli. Atladığım filmler mutlaka vardır. Benim aklımda şu anda 3-4 tane asi zaten var. Onları da yorumlar bölümüne kullandıkları teknolojilerle beraber siz de yazın. Hatta bulunmuş olmazsa bile bulunmasını arzu ettiğiniz teknolojileri de o bölüme yazın. Bakalım hayal gücümüz kadar çalışacak. Uzayda yaşam da artık çok uzak bir hayal değil. Görünen o. Umarım teknoloji O noktaya geldiğinde tuz kıtlığından tadımız kaçmaz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *